Yayınlanma tarihi: 21/04/2025 15:57

23 NİSAN’IN KISA TARİHÇESİ

Kurtuluş Savaşı’nın en hareketli günleri, Anadolu ve Rumeli topraklarındaki düşman işgali kuvvetlerini ve zulümlerini artırıyordu. 1919 sonbaharında yapılan seçimlerden sonra Osmanlı Mebusan Meclisi 12 Ocak 1920'de, 168 üyesinden 162'sinin katılımıyla toplandı. Mustafa Kemal, Erzurum mebusu seçilmişti ancak o Ankara'da kaldı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yanlısı milletvekillerinin çoğunlukta olduğu bu Meclis, 28 Ocak 1920'de yaptığı gizli oturumda Misakımilli'yi kabul etti.

İstanbul'un 16 Mart'ta işgali ve Milli Mücadele yanlılarının tutuklanmaya başlamaları üzerine milletvekilleri ve aydınlar, Ankara'ya kaçmaya başladı. Mebusan Meclisi de 18 Mart'ta son kez toplanarak, Meclisin süresiz olarak tatil edilmesini kararlaştırdı. Atatürk’ün ön görüleri doğru çıkıyordu.

İstanbul’da kalarak bir şeyler yapmaya çalışanların umutları tükenmiş, düşman postalları altında çarelerin olmadığı anlaşılmış ve ancak sarsılmaz bağımsızlık fikri ile vatanın kurtulacağı fikri kuvvetlenmişti. Bu nedenle umutların merkezi Ankara ve Mustafa Kemal Paşa oldu.

Mustafa Kemal Paşa, 17 Mart l920’de Ordu komutanlarına bir genelge göndererek Meclisin Ankara’da toplanmasının gerekli olduğunu bildirdi. 19 Mart’taki genelgesinde ise; yeni seçilecek olanlarla, İstanbul’dan kurtulmayı başaran mebusların en kısa zamanda Ankara’da toplanmalarını istedi.

19 Mart 1920'de yayımlanan genelgeyle ''Ankara'da olağanüstü yetkili bir Meclis''in toplanılacağı duyuruldu. Genelgede, ''Ulusun bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak önlemleri düşünüp uygulamak üzere ulusça olağanüstü yetki verilecek bir Meclisin Ankara'da toplantıya çağrılması ve dağıtılmış olan mebuslardan Ankara'ya gelebileceklerin de bu Meclise katılmaları'' istendi.

Cumhuriyet’in kuruluş temelleri Ankara Ulus’ta bulunan ilk tarihi binada atıldı. Ankara’nın o günkü şartları içinde Meclis’in toplanabileceği elverişli bir bina yok gibiydi. Sonunda, İkinci Meşrutiyet döneminde, İttihat ve Terakki Cemiyeti kulübü olarak yapılmış tek katlı bir bina uygun görüldü. Eksik kalmış yapı tamamlandı, okullardan toplanan ve halkın katkısıyla sağlanan eşyalarla donatıldı. Hazırlıklar tamamlanınca, Atatürk 21 Nisan’da yayınladığı ikinci bir bildiri ile, Meclis’in 23 Nisan günü toplanacağını ve açılış töreninin nasıl yapılacağını duyurdu.

23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara’da bulunan herkes Meclis Binası çevresinde toplandı. Halk, kendi kaderine sahip çıkmanın coşkusu içindeydi. Hacı Bayram Camii’nde kılınan öğle namazından sonra, Meclis binası girişinde gözleri yaşartan muhteşem bir tören yapıldı. Saat 13.45’de, Ankara’ya gelebilen 115 milletvekili Meclis salonunda toplandı.

Meclis’in ilk açılış konuşmasını yapan en yaşlı üye Şerif Bey kürsüden şunları ifade ediyordu:

"Burada Bulunan Saygıdeğer İnsanlar,

İstanbul’un geçici kaydıyle yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri hür ve başına buyruk yaşamış olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlayarak Yüksek Meclisimizi meydana getirmiştir. Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum."

Bu açış konuşmasında, millî egemenliğe dayalı yeni Türk parlamentosunun adı da "Büyük Millet Meclisi" olarak konulmuştu. Bu ad herkesçe benimsedi. Daha sonra Atatürk’ün tüm konuşmalarında yer aldığı şekliyle ve ilk kez 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesinde de yazılı olarak, "Türkiye Büyük Millet Meclisi" adı kalıcılık kazandı.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış yıldönümü olan 23 Nisan'da Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kutlanan ulusal ve resmî bir bayramdır.

Cumhuriyet’in ilk ulusal bayramı olma özelliğini taşıyan 23 Nisan Türkiye’de ilk kez 1921’de “23 Nisan Milli Bayramı” adıyla kutlanmaya başlanmıştır. 1927 yılında çocuk bayramı olarak kutlanmaya başlanılmış 1935 yılında ise “Hakimiyet-i Milliye Bayramı” 1981 yılında ise “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” ismini almıştır.

Gazeteci Yunus Nadi'de meclisin açıldığı o günü şu ifadeler ile anlattı:

“Daha sabahtan herkes en büyük bir bayrama katılmak için evlerinden çıkmış, herkes allı güllü en güzel elbiselerini giyerek, Hacı Bayram Camii ile Meclisin toplanacağı bina arasındaki bütün cadde ve sokakları doldurmuştu. Arsalarda ve damların tepelerinde insanlar vardı. Yerli, yabancı bütün Ankara bu muhit içine sıkışmaya çalışıyor, fakat yer olmadığı için taşıyor, taşıyordu. Camide bile erkenden yer almaya acele edenler çok olmuştu. Öyle ki Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına yer bulmak için çok güçlük çekildi.“

Çoğu kimsenin ilk defa göreceği meclisin açılışı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarından eski fotoğrafları derledik.



BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ...
(22/02/2025 18:00)



UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ…
(06/02/2025 00:01)








BİLGİLENDİRME
(19/11/2024 15:11)