Yayınlanma tarihi: 22/10/2026 09:00

Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, Sendikamız Genel Merkezinde, tüm şube başkanlarımızın katılımıyla toplandı. Toplantıda, çalışma hayatındaki güncel gelişmeler, sendikal faaliyetler ve teşkilatımızın geleceğine yönelik çalışmalar ele alınarak kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

Gündem maddelerinin ayrıntılı biçimde ele alındığı toplantıda, tüm Şube Başkanlarımızın ortak kararıyla hazırlanan Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirisi kamuoyuyla paylaşıldı:

TÜRK TELEKOM’DA İŞÇİ KIYIMINA SON VERİLMELİDİR!

Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanlar Kurulu olarak, Türk Telekom’da yaşanan işçi kıyımını, giderek yaygınlaşan taşeronlaşma uygulamalarını ve çalışanları işten ayrılmaya zorlayan tayin politikalarını şiddetle kınıyoruz.

En başından açıkça ifade ediyoruz: Türk Telekom’da işçi kıyımına son verin! İşçinin ekmeğiyle oynamaktan vazgeçin! Emekçileri işsizliğe, aileleri mağduriyete mahkûm etmeyin!

Yılın başında uygulamaya konulan ARTES isimli taşeron uygulamasının giderek yaygınlaşması, bugün yüzlerce çalışanın iş güvencesini tehdit eden ciddi bir soruna dönüşmüştür. Son aylarda yüzlerce işçinin mobbing, baskı ve tehdit yoluyla işten ayrılmaya zorlandığına ilişkin gelişmeler, Türk Telekom’da yaşanan tablonun vahametini gözler önüne sermektedir.

Üstelik çalışanlar üzerindeki baskı, teşvik adı altında sunulan işten ayrılma teklifleriyle sınırlı kalmamaktadır. Bu teklifleri kabul etmeyen çalışanlar, bu kez şehirler arası tayin uygulamalarıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.

Ülkemizin en kuzeyinden güneyine, en doğusundan batısına uzanan tayin kararları ve bu tayinleri kabul etmedikleri takdirde çalışanların işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kalması, emekçilerin ne denli ağır bir baskı altında bırakıldığını gözler önüne sermektedir.

Çalışana gerçek anlamda bir tercih hakkı tanınmamakta; adeta “Ya tayini kabul et ya da işinden ol” denilmektedir.  

Bu durum kabul edilemez!

Yıllarını Türk Telekom’a vermiş, bilgi ve tecrübesiyle ülkemizin haberleşme altyapısının ayakta tutulmasına katkı sunmuş emekçilerin karşılığı işsizlik tehdidi ve belirsizlik olmamalıdır. Her çalışanın geçindirmekle yükümlü olduğu bir ailesi, eğitimini sürdürmesi gereken çocukları ve geleceğe ilişkin beklentileri vardır. Bu uygulamalar, çalışanların yanı sıra yüzlerce ailenin hayatını da doğrudan etkilemekte; aile bütünlüğünü, çalışma barışını ve iş güvencesini ciddi biçimde zedelemektedir.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, devletimizin aile kurumunu güçlendirmeye yönelik ortaya koyduğu irade ve yürütülen çalışmalar ortadayken, Türk Telekom yönetiminin çalışanları işlerinden ayrılmak ya da ailelerinden, evlerinden ve yaşadıkları şehirlerden kopmak arasında tercihe zorlaması büyük bir çelişkidir.

Devletimizin aileyi koruma ve güçlendirme politikaları ortadayken, çalışanları ailelerinden kopma ya da işlerini kaybetme ikilemine sürükleyen uygulamalara izin verilmemelidir.

Aileyi korumak ortak sorumluluğumuzsa, işçinin ailesini ve geleceğini tehdit eden bu uygulamalara da dur denilmelidir!

HABERLEŞME GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE ATILMAMALIDIR

Türk Telekom çalışanları, ülkemizin en kritik hizmet alanlarından biri olan haberleşme altyapısının kesintisiz işlemesi için gece gündüz demeden büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Pandemi döneminde hayatın durma noktasına geldiği günlerde dahi iletişimin kesintisiz sürmesi için çalışan emekçiler, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde de haberleşme altyapısının ülkemiz açısından taşıdığı hayati önemi ortaya koymuştur.

Böylesine önemli bir sorumluluğu yerine getiren çalışanların emeği, tecrübesi ve teknik bilgi birikimi korunması gereken kurumsal bir değerdir. Buna rağmen Türk Telekom’un temel faaliyet alanlarında taşeronlaşmanın yaygınlaştırılması, çalışanların iş güvencesinin yanı sıra kurumun hizmet kalitesi, teknik uzmanlığı ve kurumsal hafızası açısından da ciddi riskler doğurmaktadır.

Stratejik bir alanda faaliyet gösteren Türk Telekom’da, kurumsal kapasiteyi zayıflatabilecek ve çalışanların iş güvencesini tehdit edebilecek uygulamalara neden başvurulmaktadır?

Acaba Türk Telekom’da yürütülen bu uygulamalar, kamuoyuyla henüz paylaşılmamış daha kapsamlı bir planın parçası mıdır? İşçi kıyımına varan uygulamalarla kurumun temel faaliyet alanlarındaki taşeronlaşmanın aynı süreçte gündeme gelmesi, bu soruyu akıllara getirmektedir.

TALEPLERİMİZ VE KARARLILIĞIMIZ AÇIKTIR

Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanlar Kurulu olarak Türk Telekom yönetiminden;

  • İşten çıkarmaların durdurulmasını ve işten çıkarılan çalışanların mağduriyetlerinin giderilmesini,
  • Baskı, mobbing ve tehdit yoluyla çalışanların işten ayrılmaya zorlanmasına son verilmesini,
  • ARTES taşeron uygulamasının çalışanların iş güvencesi, kurumun kurumsal kapasitesi ve haberleşme güvenliği üzerindeki etkilerinin şeffaf biçimde açıklanmasını,
  • Çalışanların sendikal haklarına ve demokratik iradesine saygı gösterilmesini,
  • Çalışanların sorunlarının çözümü için Sendikamız ile etkin bir diyalog mekanizmasının işletilmesini,

talep ediyoruz.

Çalışanların kazanılmış hakları korunmadığı ve işçi kıyımına son verilmediği takdirde, mücadelemizi daha da büyüteceğimizi buradan ilan ediyoruz.

İşçilerin ekmeğini, geleceğini ve sendikal iradesini hedef alan bu uygulamaların sessizce geçiştirilmesine izin vermeyeceğiz.

Türkiye Haber-İş Sendikası, üyelerinin haklarını korumak için demokratik ve meşru sendikal mücadelenin tüm imkânlarını kararlılıkla kullanacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

TÜRKİYE HABER-İŞ SENDİKASI
BAŞKANLAR KURULU

 









DUYURU...!
(30/08/2022 19:09)




ÖNEMLİ DUYURU...!
(11/08/2022 17:11)